28 Mayıs 2012 Pazartesi

ARI OTU



Kuzey Amerika orijinli bir bitki olan arı otu, Fazelya, (Phacelia tanecitifolia Bentham.), iklim faktörleri yönünden Çukurova’ya çok benzeyen Kaliforniya’ nın sahile yakın bölgelerindeki mer’alarda, Nevada’nın dağ ve tepe eteklerinde doğal olarak bulunmaktadır. Denizden yüksekliği 500 metreye kadar olan bölgelerde ve çoğunlukla taşlık ve kayalık alanlarda dikkati çekmektedir. Çok iyi bir nektar ve polen kaynağı olması nedeniyle Almanya ve Doğu Avrupa ülkelerinde kaba yem üretiminden ziyade arı mer’ası olarak kullanılmaktadır (Sağlamtimur ve Baytekin , 1993).




YETİŞTİRME TEKNİKLERİ
Özel bir toprak isteği olmayan, değişik topraklarda yetişebilen arı otu, 60-100 cm boylanabilen, dik gelişen tek yıllık bir bitkidir.
Toprak hazırlığı; tohumlar çok küçük olduğu için iyi bir tohum yatağının hazırlanması gerekmektedir. Ekimde 5 er kg saf azot ve fosfor (P2O5) verilmesi yararlı olmaktadır (Tansı ve ark., 1996).
Ekim zamanı; doğal yetişme alanları göz önünde alındığında ülkemizde kıyı ılıman geçen sahil yörelerinde ve Çukurova’da kışlık olarak ekilen bu bitkinin, kış aylarının soğuk geçtiği yerlerde toprak ve hava sıcaklıklarının elverdiği ilk zamanda yazlık ekim olarak yapılması düşünülmelidir. Ekimi, çiçeklenme süresini artırmak amacıyla bir kaç defada 2-3 hafta aralıklarla yapmak mümkündür. Böylelikle farklı zamanlarda çiçeklenmeye gelen bir tarla elde edilerek çiçeklenme periyodu uzatılabilir.
Su seven bir bitki olarak bilinen arı otunun, sulama yapılarak vejetatif dönemini uzatmak yoluyla çiçeklenme süresini artırmak ve bitkinin tohum olgunluğunu geciktirmek de mümkündür.
Ekim şekli; makineli ekim veya elle serpme şeklinde olabilir. Sıraya ekimde, sıra arası 20-30 cm arasındadır. Dekara atılacak tohum 0,5-1 kg olup 1-2 cm derinliğe bırakılmalıdır. Elle serpmede daha fazla tohum kullanılabilir.
Kullanım amacı; genel olarak nektar ve polen kaynağı olan arı otu silo yemi olarak da kullanılabilmektedir. Çukurova koşullarında yapılan bir çalışmada; bitkilerin 15 ve 30 Eylül ile 15 Ekim tarihlerinde yapılan ekimlerde bitkilerin mart aylarının başlarından nisan ayının sonuna kadar, 15 Ekimden sonra yapılan ekimlerde ise mart ayının sonundan mayıs ortasına kadar çiçeklendiği tespit edilmiştir. Erken ekimlerde maksimum çiçeklenme 6000 adet/m2 ye ulaşırken Ekim sonu ve Kasım aylarındaki ekimlerde en üst nokta 9000 adet/m2 olmuştur. Aynı çalışmada arı yoğunluğunun,en üst noktada 200 arı/m2 (60-200 arı/m2) olduğu saptanmıştır (Tansı ve ark., 1996).
Çukurova koşullarında yapılan diğer bir çalışmada ise; arıların arı otunu daha çok nektar kaynağı olarak kullandıkları, bu sayede daha iyi koloni populasyon gelişimi sağladıkları saptanmıştır. Arılı çerçeve sayısı, yavrulu alan miktarı ve koloni ağırlığı gibi özelliklerde iyileşme sağlanmıştır. Bununla birlikte arıların topladıkları polen miktarlarına arı otunun katkısı % 5,19 gibi düşük düzeylerde kalmıştır (Korkmaz, 1997). 
Arı otunun silo yemi olarak kullanılması durumunda yüzde elli veya tam çiçeklenme zamanında biçilir. Silaj yapımında melas, hububat kırması gibi enerji açısından yüksek katkı maddeleri kullanmak silaj kalitesini artırmaktadır. Hem polen ve nektar hem de yem kaynağı olarak kullanılması daha ekonomik olmaktadır. Bu durumda çiçeklenmenin iyice azaldığı zaman biçilerek silaj yapılmalıdır. Ayrıca, arı otu fiğ gibi baklagillerle karışım halinde ekilebilir ve 1600-1900 kg/da yeşil ot verimi sağlanabilir. Bazı yıllarda bu verim 2500-3000 kg/da olabilmektedir (Sağlamtimur ve Baytekin, 1993).
Tohum amaçlı yetiştirmede yabancı otlarla mücadele, temiz tohum elde edilmesi için gerekli olmaktadır. Ayrıca, tarlanın tekrar bu amaçla gelecek sene kullanılması ile de yabancı otların istilasından korunmuş olunur. Bakım işleri yerine getirildiği takdirde, tohum toplanmadan aynı yeri gelecek sene kullanmak da mümkün olabilir.
Literatür
Korkmaz, A. 1977. Çukurova Bölgesi koşullarında yetiştirilen fazelya (Phacelia tanacetifolia Bentham) bitkisinin balarısı (Apis mellifera L.) kolonilerinin populasyon gelişimine, nektar ve polen toplama etkinliğine olan etkilerinin araştırılması. Sonuç raporu. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü.
Tansı, V., U. Kumova., T. Sağlamtimur ve M. Kızılşimşek. 1996. Çukurova Bölgesinde yeni bir yembitkisi olan Phacelia tanecetifolia Bentham’ın arı mer’ası olarak kullanma olanakları. Teknik Arıcılık Sayı:52 Sayfa No: 2-6
Sağlamtimur, T., ve H. Baytekin. 1993. Arıcılık için ideal, silaj üretimine uygun bir bitki: arı otu. Teknik Arıcılık Sayı:40 Sayfa No: 16-17

27 Mayıs 2012 Pazar

ANA ARI ÜRETİM YÖNTEMLERİ

ANA ARI ÜRETİM YÖNTEMLERİ:Bal arıları, kovan içi ve dışında gelişen ve kendilerini zorlayan koşulların etkisi ile doğal olarak ana arı yüksükleri yaparak yeni ana veya ana arıları yetiştirirler.Ana arı üretiminde çeşitli nedenlerle yaptıkları bu yüksükler kullanılabileceği gibi, koloniler doğal yüksük yapmaya zorlanabilir.Teknik arıcılıkta arzu edilmemesine rağmen halen ülkemizde koloniler ana arı ihtiyacını tamamen bu yolla karşılamaktadırlar.

 
 
DOĞAL YOLLA ANA ARI ÜRETİM YÖNTEMi:Ana arısını çeşitli nedenlerle kaybetmiş koloni, yeni bir ana arı üretebilir. Eğer koloni ana arısını yeni kaybetmişse işçi arılar larvaların bulunduğu petek gözünden bir veya bir kaçını genişleterek örmeye başlarlar.16 gün sonra bu gözlerden ana arı yetişerek çıkar.Arıcı bunlardan yararlanarak ana arıları değiştirir.
Bir kovanın en önemli farkı ana arıdır. Ana arı genç, sağlıklı, iyi çiftleşmiş ve üstün vasıflı olması arıcılıkta ve her çeşit arı ürünü üretiminin de artmasında en önemli etkendir.Ana arı üretimi ve satışı özel bir arıcılık dalı olarak geliştirilmektedir.
Ana arısı kaybolan koloniler derhal yeni bir ana arı yapmazlarsa veya yapıldığı halde başarısızlıkla sonuçlanırsa kovanda yeni bir larva bulunmadığından ikinci bir üretim söz konusu olmaz ve koloni gücünü kaybederek kısa sürede söner.
Böyle durumlarda üreticilerce yumurtalı çerçevelerin verilmesi ile ana arı üretimi yeniden başlatılabilir.Ancak gerek larva döneminde ve gerekse yetiştikten sonra ana arının beslenmesini sağlayan arı sütünün salgılanması için 15 günden az yaşamış genç işçi arıların bulunması gerekir.
Ana arısı verimsiz veya sakat olan kolonilerde ana arı üretimi gerekli faktörler bulunduğu için daha kolay yürütülen bir işlemdir.Ana arı üretimi gerçekleştikten sonra eski ana arı bir grup arı ile kovanı terk eder. Buna baş oğul denir.Koloninin zayıf kaldığı durumlarda ise oğul vermeye izin verilmez ve ana arı öldürülür.Arı yetiştiricileri kendi gereksinimlerini karşılamak amacıyla koloninin doğal ana arı üretme özelliğinden yararlanarak küçük çapta bir ana arı yetiştiriciliği uygularlar.Genel olarak uygulamada güçlü bir koloninin ana arısı alınır ve kovanda ana arı yüksükleri yaptırılır.Krizalit dönemine geçişten sonra çerçevelerden kesilen bu yüksükler ya doğrudan anasız kovanlara veya çiftleştirme kovanlarının her birine birer yüksük olmak üzere yapıştırılır.

YUMURTALI ÇERÇEVE VERMEK:Petek gözlerinde günlük yumurta bulunan bir çerçeve anasız kovana verilerek, anasız kovan analandırılır. Bu şekilde verilen petekler işçi arılar tarafından birkaç tane işçi arı gözü çevrilir ve ana arı verilir.
Bu yolla analandırmada çerçeve verildikten sonra koloniye şurupla veya çiçekle beslemek ve de fazla rahatsız etmemek gerekir. Çerçeveyi arılığın en çalışkan, kuvvetli ve genç anaya sahip kovanından almak, çok iyi sonuç verir.Bu verilen yumurtaların 24 saati geçmemesi gerekir.Arıya yardım olsun diye bazı petek gözlerinin etrafını açmak ana arı memesi yapmasını kolaylaştırır.Bu şekilde elde edilecek arıların meydana gelecek işçi arı neslinin, nektar veya polen toplamaya başlaması için 65 günlük bir süre gerektiği unutulmamalıdır.

ANA ARI GÖZÜ VERMEK:Bu yöntemle daha kısa sürede analandırılabilir.Kapalı ana arı gözü derince bir petek parçası ile birlikte keskin bir bıçakla petek üzerinden kesilir.Bu göz derhal anasız koloninin çerçevelerinin orta kısmına, üst tarafa gelecek şekilde yapıştırılır. Şuruplama yapılır ve koloni fazla rahatsız edilmez.Gözler kesilerek veya çerçeveyle verilir. Kesilecek gözleri seçerken, irice ve ana arısı yakında çıkacak durumda olanların seçilmesine özen gösterilmelidir.Gözlerin uç kısmı koyu kahverengi veya kırmızımtırak renkte olması gözlerden çıkacağını gösteriyor.Koloniyi analandırmak için iki çeşit yöntem vardır.Bunlar; 1.Oğul vermek için hazırlanmış gözler. 2.Ana arı yenilemek için hazırlanmış gözler. 3.Anasız kolonilerden yapılan yüksüklerden yararlanma.

OĞUL VERMEK İÇİN HAZIRLANMIŞ GÖZLERDEN YARARLANMA:
Koloninin çoğalma içgüdüsü oluşturduğu, ana arının gözleri çıkışa birkaç gün kala diplerinden kesilerek bulundukları çerçeveden alınırlar.Bunların her biri analandırılacak kolonilere verilir.Kesilen gözler yavrulu çerçeveler üzerinde sırlanmış ya da sırlanması yakın olan yavru gözleri üzerine tutulması, ananın kabul ihtimalini arttırır.Oğul verme mevsiminde, oğul vermeye hazırlanan koloninin yoğunluğu ve yavru miktarı çok yüksektir.Bu koloniler bol miktarda nektar ve polen taşımaktadırlar.Oğul döneminde koşullar genellikle çok fazla miktarda arısütü üretimine uygun olduğu için ana arı olarak yetişerek larva çıkıştan itibaren yeterli bir beslenmeye alınırlar.Koloniye verildikten sonra çıkışını terkibinden döllenmeye ve yumurtlamaya başlayıncaya kadar takip edilir.

KOLONİ ANASINI YENİLEMEK İÇİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU GÖZLERDEN YARARLANMA:Arılar doğal olarak yaşlanan ana arılarını yenilemek için kovanda ana arı memeleri yaparlar. Bunlar oğul vermek üzere yapılan memelerden kolaylıkla ayırt edilir.Çünkü,oğul vermek üzere oluşturulan memeler petek üzerine uzanmış olup, sayıları 1,30 kadardır.Ana yenilemek için yapılmış olan memeler ise petek kenarlarında yer almakta olup 1-5 kadardır. Ana yenilememeleri kovandan çıkarılması, koloninin sık sık ana arı memesi yapmasına neden olur. Bu aktivite, koloni yeter kuvvete, kaldığı sürece, yeni ana yumurtlayıncaya kadar sürer. Eğer koloni kuvvetli ve polen, nektar durumu elverişli ise, bir koloniden, bir kaç günde olgunlaşmış ana arı gözü alınabilir. Bütün gözleri çıkartacak olursak koloni, yeni ana gözü yapmaya devam eder. Yaşlı ana bu gözleri imha etmez. Yeni çıkmış ana bütün gözleri gözden çıktıktan sonra imha eder. Ana arı gözünün yapımında belli bir gün sonra gözden çıkmaya başlar. İlk çıkan ana diğer anaların çıkmasına izin vermez. Bunun için ilk olan gözler alınarak diğer gözlerin çıkmasına izin verir.

ANASIZ KOLONİLERDE YAPILAN YÜKSÜKLERDEN YARARLANMA:Ölüm veya kaybolma gibi çeşitli nedenlerle bazen bir koloni anasız kalabilir.Ayrıca verimsiz, yaşlı veya sakat bir ana arı arıcı tarafından alınarak anasız bırakılır.Ya da anasız yapay oğullar oluşturulur.Arılar anasız olduklarını anlar anlamaz mevcut arı gözlerindeki yavrulardan veya larvalardan yararlanarak ana arı yüksükleri üretirler.Veya genç larvalı transfer yapılır, petekler verilir.
Ana arı üretmek için doğal yüksüklerin kullanılması yetiştirici kolonilerin uzun bir süre anasız kalmalarına yol açar.Ana arı üretimi kontrollü yapılmalıdır.

KOVANDA ANA ARI HÜCRELERİNİN GELİŞTİRİLMESİ:
KOVANDA DOĞAL ANA ARI HÜCRELERİNİN GELİŞTİRİLMESİ:

Ana arının salgı bezlerinden salgıladığı ana arı feromonu denilen ve yeni bir ana arının üretilmesini önleyen maddeye rağmen kovanda bazı işçi arılar ana arı hücresi yaparlar.Bu olay, ana arının sindirme ve kontrol çalışmalarının koloni fonksiyonları üzerindeki önemli etkiye sahip olmasına rağmen işçi arıların bireysel girişimleri ile ile ana arı yetiştirmek amacıyla seçtikleri larvaları özel beslemeleri olayıdır.Kontrol etkisine sahip salgı,ana arının diğer fizyolojik fonksiyonları ile bir korelasyon halinde etkisini gösterir.İşçi arıların ana arı yapma isteği kısa süreler dışında tamamen bastırılarak yok edilemez.Dolayısıyla ana arı hücresi yapımı beklenilmeyen durum değildir.
Doğal olarak kolonide ana arı hücresi geliştirildiği 3 hal durumunda görülür:Oğul mevsiminde oğul verme isteği hali;veya herhangi bir nedenle ana arının kaybı ve ana arının başarısızlığa uğraması halleridir.Bunlar:Oğul içgüdüsü(1);Ana arı değiştirme iç güdüsü(2);ve acil ihtiyaç veya yaşamsal içgüdü(3)dür.

OĞUL İÇGÜDÜSÜ:Ana arının fonksiyonları çok iyi olduğu halde, koloni populasyonunun çok artması canlı materyalin kontrolünde bazı aksamalara yol açar. Koloni populasyonunda ki bu artış, oğul verme içgüdüsünün harekete geçmesiyle oğul mevsimi boyunca peteklerin alt kenarlarında ana arı hücresi yapılarak geliştirilmesine neden olur.
Ana arı hücrelerinin yapılmasında, ana arının yaşlı olması ve oğul verme içgüdüsü hazırlayıcı nedenlerdir.Oğul mevsiminde ana arı temel yüksüğü şeklinde geliştirilen oluşumlara yaşlı ana arıların yumurta bıraktığıda görülebilir.Kısa süre sonra bu temeller üzerinde ana arı hücrelerinin şekillendiği ve büyütüldüğü bilinir.Oğul mevsiminde geliştirilen ana arı hücrelerinin sayısı koloninin gücüne ve soy karakterine göre değişir.

ANA ARI DEĞİŞTİRME İÇGÜDÜSÜ:Ana arının yaşlanmasını, fizyolojik fonksiyonlarının zayıflamaya başlaması veya ana arının hafifçe yaralanması gibi bir nedenle strese girmesi halinde; kolonide ana arıyı değiştirme yönünde faaliyet başlar. Ana arıyı değiştirmek amacıyla geliştirilen ana arı hücreleinin sayısı oğul verme içgüdüsüyle yapılan hücrelerden daha azdır.Hücrelerin geliştirildiği yerler bakımından da farklılıklar vardır.Oğul verme amacıyla peteğin alt kenarlarında ve çok sayıda hücre geliştirildiği halde ana arı değiştirilmek üzere geliştirilen hücreler daha az sayıda ve peteğin genellikle yan yüzlerindedir.

ACİL İHTİYAÇ İÇGÜDÜSÜ:Yaşamsal içgüdü ile arılar, ana arının kaybı veya sakatlanması hallerinde acil ihtiyaçtan ana arı hücreleri geliştirirler.Kontrol mekanizmasının gerektiği gibi yapılmadığı bazı kovanlarda veya ana arının yerinin değiştirildiği kovanlarda arıların içgüdüsel olarak ana arı hücreleri geliştirdiği görülür. Bu acil ihtiyaç hücreleri için önceden bir hazırlık olmaması nedeniyle daha çok peteğin yan yüzlerinde bulunan genç larvalardan ana arı hücreleri geliştirilir.Larva etrafındaki petek gözü genişletilerek hücre temeli oluşturulur, larva özel beslemeye alınır ve ana arı yetiştirilir.Hemen hemen bütün arcıların uyguladığı, ilkbaharda 8-10 çerçeveye gelmiş kolonileri iki veya üçe bölerek arı çoğaltma yoluna başvurmaları ve yapılan bu ana arısız bölmelerin kendi başına ana arılar geliştirmesi, koloninin acil ihtiyaç içgüdüsü ile ana arı hücresi geliştirmesine bir örnek teşkil eder.

DOĞAL OLARAK YETİŞEN ANA ARILARIN KALİTESİ:
Doğal oğul verme eğilimi sonucu geliştirilen hücrelerden çıkan ana arılar çok iyi kalitelidir. Çünkü koloni populasyonu çoğalarak doğrudan bu konuda üretim çabasına girmiştir. Ayrıca oğul mevsiminde erkek arılar çoğalmış; polen ve nektar akışı bol, oğul vermek için genel şartlar çok uygun haldedir. Buna rağmen doğal olarak ana arı yetiştirme, istenmeyen bir yöntemdir. Çünkü bu yolla yetiştirilen ana arıların kullanılması ilerde oluşan kolonilerde oğul verme eğiliminin artmasına neden olmaktadır. Oğul verme eğilimi artan koloniler yeteri kadar güçlenmeden oğul verme hazırlığına başlamaktadır. Ayrıca doğal olarak ana arıların yetişme sürecinde kolonide ana arının yumurtlamayı kesmesi sonucu çoğalmanın durması ve ürün kayıplarına neden olmaktadır.
Doğal içgüdüsel olarak veya ana arı değiştirme amacına yönelik olarak geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılarda kolonide önceden tasarlanması nedeniyle iyi kalitelidir. Bunun yanında koloninin içine düştüğü bir olumsuz koşuldan kurtulmak için acil ihtiyaçtan çok değişik yaşlardaki larvalarda geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılar ise kalitesizdir.
Ana aırnın kaybedilmesi, yerinin değiştirilmesi veya kazaya uğraması gibi acil hallerde doğal olarak geliştirilen ana arı hücrelerinden çıkan ana arılar iyi kalitede değildir. Çünkü bu hücrelerin geliştirilmesinde başlangıç materyali olan larvalar çok değişik yaşlardadır. Bunun iyi bilinmesi sonucu arıların büyük bir bölümü bu yolla yetişen ana arıları kullanmaktadır. Bu durumda çok değişik yaşlardan larvalar ana arı olmak üzere beslemeye alınarak ana arı hücreleri geliştirilmektedir. Bu yolla yetişen ana arılar kesinlikle kullanılmamalıdır.

SELEKSİYON VE DAMIZLIK SEÇİMİ:
Planlı bir ana arı yetiştirme programında ana arılar, kesinlikle yeni yetişen ana arıların yumurta ve larvalarından üretilmemelidir. Ana arı kovanın anasıdır ve sahip olduğu kalıtsal özelliklerini kolonisine aktarır.Çiftleşme sırasında erkek arılardan kazandığı özellikleride kendi özellikleri ile kombine ederek işçi arılara verir. Bir bütün olarak koloninin performansı, ana arısı ile çiftleştiği erkek arıların genetik yapısına bağlıdır.
İşçi arıların kalıtsal özellikleri arıcıya koloninin değeri olarak yansır.Kendi ana arısını doğal olarak üreten arıcının üretim programında, yeniden analandıracağı kovanlar için ürün üretme potansiyeli yüksek olan kovanlardan ana arı yetiştirmek olmalıdır. Ana arı üretim materyalinde ekstradan küçük bir seleksiyon yapmak meydana gelecek yeni kolonilerin performansında çok şey kazandıracaktır.
Kolonilerine verim kayıtlarına sahip arıcı bu seleksiyonu ustalıkla yapar. Arıcılar genelde bal verimi ile ilgilenirler. Bal verimi kolayca tespit edilebilir. Fakat bunun yanında gerçek anlamda damızlık seçiminde ölçülebilen ana arının yumurtlama kapasitesi, işçi arıların ömür uzunluğu, koloni çalışkanlığı oğul verme eğilimi, hastalıklara dayanıklılık, hırçınlık ve depo besinini ekonomik kullanma gibi özelliklere de bakmak gerekir.
Bal verimine göre, her yıl %5-10 kadar koloni seçerek gelecek yılın damızlıkları oluşturur. Böylece birkaç yılda oluşturulan genetik tabandan daha detaylı kayıtlara baş vurularak ana arının yetiştirileceği ve erkek arı kaynağını teşkil edecek materyal seçilebilir.
Damızlıklar, hızlı çoğalan, çalışkan, hırçın olmayan ve bal verimi yüksek olan kovanlardan seçilir. Bunların ana arıları yumurta ve larva kaynağını oluşturur. Damızlık ana arı iki ana arı ızgarası arasında hazırlanan yumurtlama yuvasında kabartılmış bir petek hesap edilir. Ana arının 24 saat bu peteğe yumurtlaması sağlanır.Sonra dışa alınan petekte üç gün sonra arı yetiştirmeye uygun bir günlük larvalar hazır olur. Yerine başka bir petek verilir. Bu şekilde üretim süreci devam ettirilir.
Koloninin bal veriminde ana arı kadar onun çiftleştiği erkek arılarında rolü çok büyüktür. Bu nedenle ana arı üretiminde damızlık erkek arı üretim kovanlarının seçimi de önemlidir. Ana arı üretim programının başlama tarihinden 15 gün kadar önce damızlık erkek arı üretim kovanları da damızlık seçimi esaslarına göre seçilmelidir. Bu kolonilerin ürettiği erkek arı miktarını arttırmak için bal özü veya erkek arı gözü dediğimiz geniş hücrelere sahip petekler verilerek ana arıların dölsüz yumurta yumurtlaması sağlanır. Erkek arı üretimine uygun hazır peteklerin bulunmaması halinde kovanlara yarım temel petek geçirilmiş çerçeveler verilir.Bu temel peteklerin alt kısmı arılar tarafından doğal geniş gözlü petek halinde tamamlanır ve bunlara ana arılar dölsüz yumurta bırakır. Bu yolla büyük miktarda erkek üretmiş olan damızlık kovanlar ana arı çiftleşme alanlarına yerleştirilir. Ana arıların seçilmiş damızlık erkek arılarla çiftleşmesi sağlanır.
Nitelikli ana arı yetiştirmenin ilk koşulu uygun damızlık materyalinin seçimidir. Ana arı yetiştirilmek üzere kullanılacak damızlık materyalinin alınacağı koloni ya da koloniler üretiminde en az bir yılını doldurmuş ve üzerinde durulacak özellikler bakımından aynı koşullarda tutulan diğer kolonilere göre üstünlüğü kanıtlanmış olmalıdır. Damızlık seçiminde bal verimi, yumurta hızı, kuluçka alanı, petek işleri, uçuş etkinliği, yaşama gücü ve fizyolojik olarak vücut büyüklüğü, renk, dil uzunluğu, kıl örtüsü gibi morfolojik olarak da hırçınlık, yağmacılık eğilimi, oğul eğilimi, propolis toplama gibi bir takım özellikler dikkate alınır. Yukarıdaki esaslar dikkate alınarak damızlık kolonilerden ana arı üretiminde kullanılacak yumurta ve genç larva sağlanabilir. Döllenmede damızlık için erkek arılar da seçilmelidir. Ekonomik değer taşıyan ırklar içinde Kafkas, Karniyol, İtalyan esmer arılardır. Bu ırklardan Kafkas ve Karniol arıları siyah italyan arısı sarı Kafkas ve Karniol sakin İtalyan arısı hırçındır.Kafkas arısı fazla propolis taşır.
Kafkas, İtalyan ve Karniol arıları damızlık olarak seçilmiş ve seleksiyon çalışmalarına alınarak her ırkın bilinen karakterleri açısından stabil (ileri generasyonda açılma göstermeyen) nesiller edilmiştir.

ANA ARI ÜRETİM MEVSİMİ:
Ana arı yetiştirmeye erken ilkbaharda erkek arı üretiminin başladığı çevrede bol çiçeklenme olduğu ve koloni populasyonunu genişletmeye başladığı zaman çvreye bol çiçeklenme olduğu zaman başlanabilir. Bu şartlarda ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye değişir. Genel olarak subtropik bölgelerde şubat sonu ve mart başında ılıman bölgelerde ise Nisan-Mayıs aylarında başlanabileceği söylenir. ana arı üretim mevsiminde bakire ana arının yeterli sayıda erkek arı çiftleşmesinin garanti etmek için yörede yeterli miktarda erkek arı bulunmalıdır. Koloniler, bölgeden bölgeye değişen oğul verme periyodundan doğal ana arı gözleri yapma ve ana arı yenileme eğilimi gösterir. Ana arı üretimi ancak erkek arı üretminin durmasından önce yapılır. Subtropik bölgede Mart ayında Eylül ayına kadar yetiştirilir. Ana arı yetiştirme yöressinde en az 3.000-5.000 erkek arı olmalıdır. Çiftleşme alanında erkek arı sayısı yeterli olmadığı zaman ya ana arı üretimine son verilmeli veya erkek arı üretimini arttırmak için bazı çareler aranmalıdır. Ana arı üretim mevsiminde yörede bol miktarda polen ve nektar üreten bitkiler bulunmalıdır.
Çok değişik ana arı yetiştirme yöntemleri vardır. Ancak pratikte bu yöntemde sadece bir kaç tanesi kullanılmalıdır; Kaliteli ana arı yetiştirilmesi sağlanmalı uygulaması kolay ve verimli olmalıdır. Arıcı iyi çalışkan tekniği kullanmalıdır. Arı kontrolü olarak suni yolla üretimde esas; damızlık ailelerin seçiminden sonra bunlardan elde edilecek larvaların içlerinde bulundurdukları petek ile birlikte veya doğrudan doğruya alınıp ana arı memelerini aşılamak ana arısız bırakılmış yetiştirici ailelere vermektir.
BU sistem daha önce hazırlanmış ana arı gözlerinden bakılıp beslenen analar gelişimlerini tamamladıktan sonra çiftleşme kovanlarına nakledilirler. Çiftleşme uçuşu ile doğal olarak veya suni tohumlama ile yapay olarak döllenen analar satış için muhafaza edilirler.

BASİT ANA ARI YETİŞTİRME METODLARI:Ana arı yetiştirmenin planlanması ve uygulanmasındaki birinci aşama; Arıların ana arı yetiştirme dürtüsünün başlama şartını yapay olarak meydana getirmektir. Sonra arıcı başarılı olmak için bütün uygulamaları kontrol altında tutmalıdır.

DEMAREE METODU:Arıcılığı hobi olarak yapanların veya küçük arıcıların kolayca uygulayacağı bir metotdur. Metodun esası, Demaree oğul kotrol yönteminde oluşan ana arı hücrelerinin ana yetiştirmede kullanılmasıdır. Bu metodun uygulanması en az 10 çerçeveye gelmiş ve oğul vermek amacıyla ana arı hücreleri geliştirme hazırlığına başlamış kovanlarda uygulanır. Demaree metodunda ana yumurtalı ve genç larvalı bir petek ile kovanın kuluçkalık katında sol kenara konur. Yanına 9 adet boş petek veya temel petek gerilmiş çerçeve konur. Kuluçkalık üzerine ana arı ızgarası ve ballık katı yerleştirilir. 9 adet yavrulu petek ballık katına yerleştirilerek şurup ile beslenmeye alınır. Arılar ballık katında anasızlık hissiyle ana arı hücreleri geliştirmek üzere hemen faaliyete başlar.
Geliştirlen ana arı hücreleri çok iyi kalitelidir. Normalde burada oluşan ana arı hücreleri kesilerek atılmak suretiyle oğul kontrol yöntemi olarak kullanılır. Ancak ana arı yakın bir zamanda tek tek kesilerek hazırlanan ruşet kovanlara veya yapılan bölmelere dağıtılır.

TEKNİK ANA ARI YETİŞTİRME METODLARI:
Geniş kapsamlı teknik ana arı yetiştirme metodları, ticari amaçla çok fazla sayıda ana arı yetiştirme operasyonlarıdır. Ticari ana arı yetiştirme de Demaree metoduna göre daha karmaşık ve daha fazla canlı arı materyaline sahip olmayı gerektiren ve çok daha etkili metodlar kullanılır.
Bu uygulamalarda birinci aşama özel ekipmanlarla yeterli miktarda ana arı hücresi elde edilmsidir. Bu sonuca değişik araştırıcılar tarafından geliştirilen ve araştırıcı isimleriyle anılan metodlar ile ulaşılır. Bütün bu metodlarla işe damızlık ana arının seçimi ve ana arının yavru alanının ortsında hazırlanan özel yerde, istenilen peteğe, miktarda istenilen yumurta bırakmasıyla başlanılır.

ALLEY METODU:Metod Alley tarafından geliştirildiği için onun adını almıştır. Seçilen damızlık kovanı yumrtlama yerine kılavuz petek geçirilmiş kabartılmış petekli bir çerçeve verilerek ana arının yumurtlaması sağlanır. Damızlık ana arı tarafından yumurtlanmış ve uygun yaşta larva içeren petekten seçilen larvalar petekten bir hücre genişliğinde şeritler halinde kesilir. Kesilen şeritlerdeki larvalar 18-20 saat yaşlıdır ve hücre duvarı açıklığı 5,2 mm. civarında olan işçi arı hücre kılavuz petekle üzerinde yar almıştır. İkinci aşama bu şeritleri normal çerçeve içine monte edilmiş ekseni etrafında dönebilen çıtalar üzerine yapıştırılarak her üç larvadan ikisinin alınmasıdır.
Metodun uygulanmasından sonraki aşama, şeritler halinde kesilen bu petek parçaların hücre kaidesi çıtalar üzerinde hücrelerin geliştirileceği yüzlerin aşağıya bakacağı konumda özel hazırlanmış ana arı üretim kovanında orjinal ana arı hücreleri geliştirilir. Bu metod istenilen yumurtalardan veya seçilen larvalardan ana arı yetiştirme olanağı vermektedir. Hücreler ana arıların çıkmasın yakın bir zamanda tek tek kesilerek ruşet kovanlara veya yapılan bölmelere dağıtılır.
Bu yöntem boş bir gömeç güçlü bir koloninin kuluçkalığında merkezi bir yere yerleştirilir ve bu gömeçte kuluçka çalışmalarının başlaması sağlanır. Larvalar 1-1,5 günlük olunca kovandan alınır. Daha sonra bu gömeç ortada bir sıra bırakılarak bitişik iki sıranın ortasından keskin ve ılık bir bıçakla kesilmek suretiyle şeritlere bölünür. Petek şeritlerinin bir yüzeyi kazınır, bozulmamış yüzeydeki gözlerden sırayla ikisi imha edilerek birisi bırakılır. Bu şekilde hazırlanan şeritler eritilmiş mum ve reçine karışımı ile uçlardan tahta çubuklara yapıştırılır ve alttan 1/4' ü kesilerek alınmış çerçevelerin altına yerleştirilir. Larva içeren gözleri aşağı gelecek şekilde hazırlanan bu çerçeveler yüksük yaptırılacak güçlü kolonilere yerleştirilir ve ana arı yüksükleri yapımı sağlanır.
Metodun uygulanmasından sonraki aşama, şeritler halinde kesilen bu petek parçaların hücre kaidesi çıtalar üzerinde hücrelerin geliştirileceği yüzlerin aşağıya bakacağı konumda özel hazırlanmış ana arı üretim kovanında orjinal ana arı hücreleri geliştirilir. Bu metod istenilen yumurtalardan veya seçilen larvalardan ana arı yetiştirme olanağı vermektedir. Hücreler ana arıların çıkmasına yakın bir zamanda tek tek kesilerek ruşet kovanlara veya yapılan bölmelere dağıtılır.
Bu yöntem boş bir gömeç güçlü bir koloninin kuluçkalığında merkezi bir yere yerleştirilir ve bu gömeçte kuluçka çalışmalarının başlaması sağlanır. Larvalar 1-1,5 günlük olunca kovandan alınır. Daha sonra bu gömeç ortada bir sıra bırakılarak bitişik iki sıranın ortasından keskin ve ılık bir bıçakla kesilmek suretiyle şeritlere bölünür. Petek şeritlerinin bir yüzeyi kazınır, bozulmamış yüzeydeki gözlerden sırayla ikisi imha edilerek birisi bırakılır. Bu şekilde hazırlanan şeritler eritilmiş mum ve reçine karışımı ile uçlardan tahta çubuklara yapıştırılır ve alttan 1/4' ü kesilerek alınmış çerçevelerin altına yerleştirilir. Larva içeren gözleri aşağı gelecek şekilde hazırlanan bu çerçeveler yüksük yaptırılacak güçlü kolonilere yerleştirilir ve ana arı yüksükleri yapımı sağlanır.

MİLLER METODU:Bu metodta V şeklinde veya uç tarafı üçgen olacak şekilde kesilmiş temel peteler kullanılır. V veya ucu üçgen kesilmiş peteklerden dört parça bir çerçeveye yerleştirilir. Bu çerçeve damızlık kovandaki ana arının yuvarlandığı yere verilir. Şurup ile beslenen bu kovanda işçi arılar süratle bu petek parçalarını kabartarak ana arının yumurtlamasını sağlarlar. Yumurtlamayı takiben buradan alınarak özel hazırlanmış ana arı üretim kovanına konulan bu petekte çok uygun halde aynı yaşlı larvalardan ana arı yetiştirmek mümkün olur. Üretim kovanında peteğin kesilmiş V kenarları boyunca çok sayıda ana arı hücreleri geliştirilir. Bu hücreler ana arının çıkmasına yakın bir zamanda tek tek kesilerek ruşet kovanlara veya yapılan bölmelere dağıtılır.
Bu yöntemde boş bir çerçeveye yaklaşık 5 cm. boyunda ucu üçgen şeklinde kesilmiş temel petek parçaları takılır ve güçlü bir kovanın merkezi bir yerine yerleştirilir. Bir kaç gün sonra petek parçalarında kuluçka çalışmaları başlayınca koloni ana aırısı alınır ve bu çerçeve üzerinde doğal ana arı yüksükleri yaptırılır.

HOPKİNS METODU:
Bu metod çok iyi kalitede ana arılar üretmek için kendi adıyla anılan bir metod geliştirmiştir. Miller metodunda olduğu gibi temel petek geçirilmiş olan çerçeve damızlık kovana verilir. Bu petekteki damızlık ana arının yumurtalarından oluşan larvalar uygun yaşa geldiğinde petek yerinden alınır. Peteğin seçilen yüzündeki her üç sıra larva içeren petek gözlerinden iki sıra larvaları ile birlikte çıkarılır. Bu çıkarma işlemi petek yüzünde yatay ve dikey her iki doğrultuda uygulanır. Sonra petek özel taşıyıcısıyla işlem görmüş yüzü aşağıya gelecek şekilde özel hazırlanmış üretim kovanına yerleştirilir. Arılar petek yüzünde bırakılan larva gözlerinin etrafını çıkarılan petek gözleri boyunca genişleterek ana arı hücrelerini inşa ederler.
Bu peteğin yerleştirileceği özel tutucu için sıradan ballıklarda veya özel ballık katında konulacağı yer hazırlanır. Bu yerin çevresi, cep gibi yalıtım materyali olarak açık yavrulu ve genç işçi arılı peteklerle çevrilerek korunmalıdır.

AŞILAMA (DOOLİTTLE) METODU:Ana arı yetiştirmede kullanılan materyale göre aşılama veya doolittle metodu olarak evrensel isimler verilir. Bu metod hemen hemen bütün ticari ana arı yetiştiricileri tarafından kullanılır. Çünkü üretim sürecinin tüm aşamaları arıcı tarafından hazırlanmakta ve kontrol altında tutulabilmektedir. Gelişmeler tamamen arıcının insiyatifindedir. Bu metodla yapay olarak hazırlanan ana arı temel yüksükleri kullanılır.
BU yöntemde ana arı üretiminde istenilen düzeyde başarıya ulaşabilmek için aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerekmektedir.
1.Seçilen damızlık koloniden 24 saatlik veya daha küçük larvalar bulunmaktadır.
2.Yapay ana arı gözleri hazırlanmalıdır.
3.Yapay ana arı gözlerine konulacak larvaların beslenmesinde kullanılacak yeterli miktarda arı sütü üretilebilmesi için yetiştirici koloniler yeterince güçlü olmalıdır.
4.Larvalar damızlık koloniden yetiştirme kolonilerine aktarılması sırasında zedelenmelerine özen gösterilmelidir.
5.Yetiştirici koloniler gelişme dönemi boyunca arı sütü üretebilmeleri için şurup veya kekle beslenmelidir.
6.Yetiştirici koloniler uygun sıcaklıkta olmalıdır.
7.Yetiştirici kolonilerden çiftleşme kovanlarına aktarmada zedelenmemelerine özen gösterilmelidir.
8.Çıkan ana arının bakımı için çiftleştirme kovanlarında yeterli işçi arı bulundurulmalıdır.
9.Çiftleştirme ana arılar sürekli kalacakları kovanlara verilinceye kadar uygun şartlarda saklanmalıdır.
10.Çiftleştirilen ana arılar sürekli kalacakları kovanlara verilinceye kadar uygun şartlarda saklanmalıdır.
Doolittle metodu zor olmakla beraber deneyim gerektirmektedir. Yapılacak işler çok iyi planlanmalı ve damızlık yetiştirme başlatıcı ve bitirme kovanları ana arı üretim sahasına geliştirilmelidir.
Kaynak geocities.

25 Mayıs 2012 Cuma

ORGANİK ARICILIK



Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Arıcılık Malzemelerinin Özellikleri
Organik Arıcılık Alanı
Geçiş Dönemi
Arıların Orijini
Arıların Beslenmesi
Organik Arıcılıkta Hastalıklarla Mücadele
Organik Üretimler

Arıcılık, çevrenin, tarım ve orman ürünlerinin korunmasına ve gelişmesine polinasyon ile katkısı bulunan önemli bir faaliyettir. Ülkemiz doğal yapı ve nektar kaynakları bakımında çok zengin olup, arıcılık açısından büyük bir potansiyele sahiptir.
Organik tarım faaliyetleri içerisinde arıcılığın önemi büyüktür. Arıcılık ürünlerinin organik üretim olarak nitelendirilmesi; kovanların özelliklerine, çevre kalitesine, arıcılık ürünlerinin özenle elde edilmesine ve depolanması koşullarına bağlıdır. Organik arıcılık faaliyetleri konusunda arıcıların eğitilmesi, daha etkin koloni yönetimlerinin uygulanması ile ülkemiz konvansiyonel bal üretiminde olduğu gibi, organik bal üretiminde de dünyada sayılı ülkeler arasında yerini alacaktır.
Son yarım asırda tarımdaki teknolojik gelişmelere paralel olarak yoğun ilaç ve gübre kullanımı verimde önemli artışlara sebep olmuş, ama bu artışa karşılık çevre ve insan sağlığına önemli zararlar vermiştir. Bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırmayı amaçlayan gelişmiş ülkeler, organik tarım üretimini geliştirme ve yaygınlaştırma çalışmalarına başlamışlardır. Organik üretimin özelliği, her aşamasının kontrollü olması ve ürünün sertifikalandırılmasıdır.
Organik üretim çalışmalarına Ülkemizde 1980'li yıllarda başlanmış 2000 yılından itibaren de ciddi boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizde organik tarım faaliyetleri 1.12.2004 tarih ve 5262 sayılı kanuna ve bu kanunun uygulamasına yönelik çıkarılan 10 Haziran 2005 tarih ve 25841 sayılı yönetmelik ile 17 Ekim 2006 tarih ve 26322 sayılı "Organik Tarımın Esasları Ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe" göre yapılmaktadır.
Arıcılık polinasyon ile bitkisel üretime, çevrenin, tarım ve orman ürünlerinin korunmasına ve gelişmesine katkısı bulunan önemli bir faaliyettir. Arıcılıkta ürün olarak başta bal olmak üzere balmumu, arı sütü, polen, propolis ve arı zehiri gibi 6 çeşit ürün sağlanır. Arılar, bu ürünlerden bal (nektar olarak), polen ve propolisi doğadan toplamaktadırlar; arı sütü, balmumu ve arı zehirini ise bal ve polen kullanarak metabolizmalarında üretmektedirler. Bunlar dışında ayrıca ana arı, oğul arı üretimleri de yapılmaktadır.
Ülkemizde 20.000 tarım işletmesinde geçim kaynağı olarak arıcılık faaliyetleri yapılmaktadır. Dört milyona yaklaşan koloni sayısı ile dünyada ikinci ve yıllık 70.000 ton bal üretim kapasitesi ile dünyada dördüncü sırada yer almaktayız. Ülkemizde organik arıcılık faaliyetleri ile ilgili istatistikleraşağıda verilmiştir. Buna göre en yüksek bal üretimi 2003 yılında ve en düşük üretimin de 2005 yılında gerçekleştirildiği, 2006 yılında bal üretimi ile beraber arı sütü, polen, propolis ve balmumu üretimlerinin de yapıldığı görülmektedir.
Yıllar

Bal Üretimi (ton)
Kovan Sayısı
Çiftçi Sayısı
2002
Organik
922
2000
--
Geçiş
--
--
--
2003
Organik
1 099
37 653
--
Geçiş
215
4 191
9
2004
Organik
937
27 839
159
Geçiş
250
10 953
97
2005
Organik
127
24 475
577
Geçiş
243
26 011
98
2006
Organik
639.01
25 926
112
Geçiş
101.1
6 682
66
Diğer Organik Arıcılık Ürünleri
Arı Sütü ( 1 Kg )
Balmumu ( 580 Kg )
Polen ( 3050 )
Propolis ( 2 Kg )
Arıcılıkta Organik Üretimin Esasları
Doğal yapısı bozulmamış veya organik tarım alanlarında konvansiyonel besleme ve kimyasal ilaçlama yapmadan her aşaması yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilen ve sertifikalandırılan arıcılık faaliyetlerine organik arıcılık denir. Organik arıcılık yapmak için, arıcılık faaliyetinde bulunacak müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında sözleşme imzalanması gerekmektedir. Bu sözleşme; arıcılık faaliyetlerinin organik tarım yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade etmektedir.
Organik arıcılıkta dikkate alınacak özellikler:

1- Arıcılık malzemelerinin özellikleri,
2- Organik arıcılık alanı,
3- Geçiş dönemi,
4- Arıların orijini,
5- Besleme,
6- Hastalıklara karşı alınan tedbir ve mücadeleler,
7- Organik üretimler (bal, polen, propolis, arı sütü, ana arı ve oğul arı üretimi)
Arıcılık Malzemelerinin Özellikleri
Organik arıcılık faaliyetinde kullanılacak kovanlar çevreye ve arıcılık ürünlerine risk getirmeyen doğal malzemelerden (tahta, çamur vb.) yapılmalı ve boyanmasında kimyasal boya kullanılmamalıdır.
Temel petekler organik bal mumundan yapılmış olmalı veya arılara doğal şekilde yaptırılmalıdır. Organik olmayan bal mumlarının kullanımında akredite edilmiş laboratuar analizi sonuçlarında kalıntı olmadığının belgelenmesi ve sertifikasyon kuruluşunun izni gerekmektedir.
Organik arı ürünlerinin ambalajlanmasında cam, toprak, ahşap veya özel organik kaplama malzemelerle üretilmiş ambalaj malzemeleri kullanılmalıdır. Ambalajlama esnasında organik ürün niteliğinin bozulmamasına dikkat edilmeli ve ürünün organik niteliğini koruyacak bütün hijyenik tedbirler alınmalıdır.
Organik arı ürünler konvansiyonel üretilmiş ürünlerden ayrı olarak ve herhangi bir kimyasal ilaç kullanılmadan depolanmalıdır. Özellikle hasat mevsimi sonrasında gelecek mevsimde kullanılabilecek olan kabartılmış petekli çerçevelerin depolanması esnasında güve zararlısından korumak için defne veya ceviz yaprağı gibi doğal maddeler kullanılmalı ya da soğuk hava depolarında depolanmalıdır.
Konvansiyonel üretimde kullanılan binalar, alet ve ekipmanlar temizlenip dezenfekte edildikten sonra organik üretimde kullanılır.
Organik arı ürünleri, karayolları kenarında bekletilememeli ve satılmamalıdır.
Arıcılık ürünlerinin üretimi, hasadı, işlenmesi ve depolanması esnasında uygulanan koruyucu önlemler kayıt edilmelidir.
Organik Arıcılık Alanı
Organik arıcılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği 3 km yarıçap alan içerisinde bulunan nektar ve polen kaynakları, organik olarak üretilen ürünlerden, doğal veya arıcılık ürünlerinin organik olma niteliğini etkilemeyecek bitki örtüsünden oluşmalıdır. Bu alanda yeteri miktarda polen ve nektar bulunamaması halinde, üreticinin arılarını yukarıdaki şartlara uygun olmayan bir alana nakletmesi durumunda, üretimini organik tarım usul ve esaslarına uygun yapmak kaydıyla elde edilecek ürün organik olarak değerlendirilemez. Organik arıcılık sahası içerisinde, aynı üretici tarafından, organik ve konvansiyonel arıcılık birlikte yapılamaz.
Arıların bulunduğu alana kapasitesinin üzerinde kovan yerleştirilmemelidir. Uçakla ilaçlı mücadele yapılan ve karantina tedbirleri uygulanan alanlarda organik arıcılık faaliyeti yapılamaz. Kovanların yerleştirildikleri alanlar kovan bilgileri ile birlikte kaydedilmelidir. Kovanlar bulundukları yerden başka yere yetkilendirilmiş kuruluş bilgisi dahilinde taşınabilir.
Geçiş Dönemi
Konvansiyonel arıcılıktan organik arıcılığa geçiş süresi bir yıldır. Organik arıcılıkta uygun olmayan girdilerin son kullanma tarihleri geçiş süresinin başlangıç tarihi olarak belirlenir. Organik üretim yapan üretici, üretimini organik tarım usul ve esaslarına uygun yapmak kaydıyla geçici süre arılarını organik olmayan bir alanda yapması sonrası söz konusu kovanlarını tekrar organik bölgeye nakledilmesi halinde geçiş süreci uygulanmaz.
Geçiş döneminde, arılar organik kovana aktarılır, kovanda bulunan bütün peteklerin organik bal mumundan yapılması sağlanır. Bu süreçte üretilen ürünler organik olarak isimlendirilmemektedir.
Arı hastalık ve zararlılarında tedavi amacıyla kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılmak zorunda kalındığında tedavi sonrası bu kolonilere bir yıllık geçiş süreci uygulanır.
Arıların Orijini
Organik arıcılık üretiminde kullanılacak arı ırkı, üretim yapılacak çevreye uyumlu olmalıdır. Arı kolonisi, organik olarak üretim yapılan işletmelerden suni oğul olarak elde edilir. Konvansiyonel işletmelerden elde edilecek arı kolonileri bir yıllık geçiş süresi uyguladıktan sonra organik arıcılıkta kullanılmaktadır.
Yönetmelik, kolonilerin ana arılarının yenilenmesi amacıyla konvansiyonel üretilen ana arılardan ancak kolonilerin %10'u nu karşılayacak miktarda ana arı kullanılmasına ve aynı miktarda erkek arı ilavesine izin vermektedir. Kolonilerin oğul vermemesi için ana arıların kanatlarının kesilmesi yasaktır. Ama ana arıların yenilenmesi esnasında eski ana arının öldürülmesine yönetmelikte izin verilmektedir.
Arıların Beslenmesi
İlkbahar döneminde arı kolonilerinin beslenmesinde organik bal kullanılır. İklim koşullarının balın kristalleşmesini hızlandırdığı durumlarda, beslemede organik metotla üretilen bal yerine organik metotlarla üretilen şeker şurubu veya organik şeker melası kullanılmasına yetkili kuruluş tarafından izin verilebilir. Besleme ile ilgili olarak kayıtlara, ürünün tipi, uygulama tarihi, miktarı ve kullanıldığı kovanlara dair bilgiler yazılır. Besleme işlemi son bal hasadı ile müteakip nektar veya balözü döneminden önceki 15 gün arasında yapılır.

Beslemede öncelikle işletmenin kendi kovanlarında ürettiği organik bal ve polen kullanılmalıdır. Organik bal veya organik şekerle hazırlanan şuruba, takviye amacıyla herhangi bir katkı maddesi ilave edilmemelidir. Şeker, pekmez, süt, melas, glikoz, ve diğer konvansiyonel maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır.
Organik Arıcılıkta Hastalıklarla Mücadele
Organik arıcılıkta, arıların hastalanması ve zararlılardan korumak için koruyucu önlemler alınır. Tedavi edici etkilerinin öngörülen tedaviye uygun olması kaydıyla kimyasal bileşimli ilaçlar yerine fitoterapik ve homeopatik tedavi yöntemleri kullanılmalıdır. Fitoterapi bitkisel ürünler kullanarak yapılan uygulamalar; homeopati ise benzerler benzerleri ile tedavi edilmesi ve güçlendirici ilkelerine dayanan bir tedavi yöntemi olarak tanımlanmıştır.
Arıcılıkta uygulanacak koruyucu önlemeler;
1-   Dayanıklı ırk ve hatlar seçilmeli,
2-   Ana arılar düzenli olarak yenilenmeli,
3-   Kovandaki petekli çerçeveler düzenli olarak yenilenmeli,
4-   Kovanlardaki erkek yavru arılar kontrol edilmeli,
5-   Kovanlarda yeterli miktarda polen ve bal bırakılmalı,
6-   Arı sağlığı için kovanlar sistematik olarak denetlenmeli,
7-   Arılıklarda kullanılan malzemeler, organik yöntemlerle dezenfekte edilmeli,
8-   Kirlenmiş maddeler veya kaynaklar zararsız bir şekilde imha edilmeli,
9- Arılar rutubetten, stresten ve ani ısı değişimlerinden korunmalı.
Koruyucu önlemlere rağmen, koloniler hastalanır veya zarar görürse, koloniler ayrı alanlarda izole edilerek tedaviye alınır bir veterinerin sorumluluğunda kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılabilir. Veteriner ilaçlarının uygulandığı zamanlar; aktif farmakolojik madde de dahil ürünün tipi, konulan teşhis, dozu, uygulama şekli, tedavi süresi ve ilacın yarılanma süresi açıkça kaydedilmeli ve ürünler organik ürün olarak pazarlanmadan önce yetkilendirilmiş kuruluşa bilgi verilmelidir. Bu kovanlar için geçiş süresi uygulanır. Önleyici tedbir olarak kimyasal bileşimli ilaç kullanılmaz.
Bal arısının en büyük zararlısı olan varroa mücadelesi için, insan sağlığına zararlı etkileri olmayan ve balda kalıntı riski taşımayan doğal maddeler aranmaya başlanmıştır. Organik kökenli; formik asit, laktik asit, asetik asit, okzalik asit, nane, kekik, okaliptüs veya kafur kullanılabilir. Ayrıca esansiyel, uçucu yağ asitleri de varroa mücadelesinde, arı ürünlerinde kalıntı riski yaratmadan başarılı sonuç vermişlerdir. Bu amaçla formik asit ve timol içerikli ruhsatlı ilaçlar piyasada bulunmaktadır. Bu ilaçların dönüşümlü olarak yavru populasyonunun en az olduğu dönem olan geç sonbahar ve erken ilkbaharda kullanımının sağlanması varroa'nın direnç kazanmasını önlemek ve başarılı sonuç açısından önemlidir. Gün içerisinde, rüzgarsız ve kovanların açılabileceği zamanlarda uygulamalar yapılmalıdır.
Varroa mücadelesinde biyolojik yöntem olarak erkek arı gözlü çerçeveler kullanılır. Yönetmelik bu amaçla erkek arı gözlü peteklerin imha edilmesine izin vermektedir. Bu yöntemi uygulamak için arıların ilkbahar gelişme döneminde kuluçka bölümüne, üst çıtasına boydan boya 1 cm uzunluğunda temel petek tutturulan veya tamamen boş çerçeve verilerek erkek arı gözü yapmaları sağlanmalıdır.
Kovanların dezenfeksiyonu, pürümüz ile alev tutularak yapılır. Arıcılıkta kullanılan ekipmanın dezenfekte edilmesi amacıyla su, kaynar su, buhar, kireç kaymağı, sönmemiş kireç, sodyum hipoklorit (çamaşır suyu), doğal bitki özleri, alkol ve sodyum karbonat kullanılır.
Organik Üretimler
Bal Üretimi
Bal ve polen üretimi için, 50-250 adet kovanlar dan oluşacak arılıklar arası asgari 1 km. mesafe bulunmalıdır. Organik bal üretiminde nektar akışına göre planlama yapılarak kolonideki tarlacı arı seviyesini en üst düzeye çıkaracak şekilde koloni yönetimi yapılması verimlili arttıracaktır. Bu anlamda nektar akım döneminde yeterli koloni mevcuduna ulaşamayacak kolonilerin kapalı yavrulu çerçeveleri nektar akımı başlaması öncesinde bal üretimi yapılacak kovanlara aktarılması gerekir. Ayrıca bal üretimi yapılacak kolonilerde nektar akım öncesi açık yavrulu çerçeve bırakılmamalıdır. Bal üretimi yapılacak kolonilerden aynı bölgede polen üretilmesi petek gözlerinin polenle doldurularak depolanması önlendiğinden bal verimlilinde de artış sağlamaktadır.
Organik üretimde yavrulu çerçevelerden bal sağımı yapılmamalıdır. Arıların kışlayabileceği yeterli bal ve polen koloniye bırakılmalıdır. Mümkünse kuluçkalıktaki bal arıya bırakılmalıdır. Süzülecek çerçevelerin en az 2/3 ü sırlanmış olmalıdır. Bal hasadında kimyasal sentetik sinek kovucu maddelerin kullanılmamalıdır.
Polen Üretimi
Organik polen üretiminde kullanılacak ekipman içinde metal olmayan malzemeden yapılan tuzaklar kullanılmalıdır. 4mm lik kare şeklindeki tuzaklarla polen üretiminde hem arı kaybı az olmakta hemde arıların kendi ihtiyacı olan polenlerin geçişini engellemediğinden tercih edilmelidir. Polen üretimi, koloni kuluçka faaliyetlerini olumsuz etkilemeyecek ve yoğun stres oluşturmayacak şekilde günün erken saatlerinde ve daha geniş yüzeyli tuzaklar kullanılarak yapılmalıdır. Polenler doğal yolla ve gölgede kurutulmalı, besin değerini kaybetmeyecek şekilde depolanmalıdır. Polen üretimi için yeni çiçek açan bölgeler tercih edilmeli ve birim alana düşen koloni yoğunluğuna dikkat edilmelidir.
Propolis Üretimi
Propolis, doğada bulunan çeşitli bitki ve ağaçların tomurcuk yaprak vb. kısımlarından arılar tarafından toplanan bir çeşit reçinedir. Arılar propolisle kovan içinin antiseptik özelliğini sağlamaktadırlar. Arılar tarafından üretimi, örtü bezi veya örtü tahtası yerine yerleştirilen plastik delikli plakaların yeterli miktarda propolisle doldurulması sağlanarak yapılır. Bu plakalar kovandan çıkarılır ve soğuk ortamda yeterince sertleştikten sonra esnetme hareketleri ile üzerindeki propolislerden ayrılması sağlanır ve depolanır. Propolis üretiminde ana yol kenarlarından arı uçuş mesafesi kadar uzakta bulunulmalıdır. Çünkü bitkilerden yeterli miktarda reçinemsi madde toplayamadıkları durumda yollardaki asfaltı bu amaçla kullanmaktadırlar.
Arı Sütü Üretimi
Arı sütü üretimi başlatıcı ve besleyici kolonilerle yapılır. Başlatıcı kolonilerde ana arılar bulunmaz ve haftada 2-3 kapalı yavrulu çerçeve takviyesi yapılarak hem genç işçi arı varlılığı sağlanmış olur hem de koloninin sönmesi önlenerek sürekliliği sağlanır. Besleyici koloniler ana arılı olmakla beraber ana arı, besleme yapılacak ana arı yüksüğü bulunan çerçevelerin konulduğu bölümle ana arı ızgarası ile ayrı tutulur. Beslemenin iyi ve genç işçi arılar tarafından yapılmasını sağlamak için aşılı çerçeveler genç larvalı yavrulu çerçeveler arasına yerleştirilmelidir. Bu kolonide genç işçi arı mevcudunu daima üst seviyede tutmak için haftada 1-3 çerçeve çıkmak üzere olana akapalı yavrulu çerçevelerle takviyesi edilmelidir.
Arı sütü üretiminde üretim yapılan kolonilere her gün besleme yapılması gerekmektedir. Bu amaçla işletmede yeterli miktarda organik bal ve ya organik şeker bulundurulmalıdır.
Larva transferi yapılacak ve ana arı üretilecek ana arı yüksüklerinin saf balmumundan kalıpla yapılması tercih edilir. Larva transfer kaşığının metal olmamasına dikkat edilir. Larva aşılanmış yüksükler başlatıcı kolonilerde 24 bekletilir. Sonra bu yüksüklerden arı sütü ile bakıma alınmış yüksükler toplanarak bakıcı kolonilere aktarılır. Larva transferinden 48-60 saat sonrasında aşılama yapılan yüksükler bakıcı kolonilerden toplanır. Serin loş bir ortamda yüksük içindeki arı sütleri tahta kaşıkla alınarak direk renkli şişeler veya poşetlere aktarılarak soğuk ortamda depolanır. Arı sütü üretiminde kesinlikle metal malzeme kullanılmamalıdır.
Ana Arı Üretimi
Yönetmeliğe göre ana arı ihtiyacı, konvansiyonel üretilmiş ana arılardan işletmede bulunan kolonilerin %10'u kadar ana arı alınarak kullanılmasına izin verilmektedir. Arıcılıkta verimin yüksek olması için en geç 2 yılda bir ana arıların değiştirilerek yenilenmesi gerekmektedir. Yönetmeliğin vermiş olduğu sınırlama ve suni tohumlamalı ana arıların üretimi ve bu ana arıların pratikte damızlık üretimi dışında verimliliğinin yetersiz oluşu nedeniyle ana arıların da organik üretilmesi zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Damızlık değeri olan ana arıların üretimi organik ana arı üretimi ile konvansiyonel ana arı üretimi arasında teknik olarak farklılık olmamakla beraber üretim yapılacak alan ve besleme konularında organik şartlara dikkat etmek gerekir.
Ana arı üretiminde, arı sütü üretimindeki tüm aşamalar aynı şekilde uygulanır. Sadece ana arı yüksüklerinden arı sütleri toplanmayıp larvaların olgunlaşmasını beklenir ve larva kabul sonrası 10. gün yüksüklerin ana arı yetiştirme kolonilerine dağıtırlar. Ticari organik ana arı üretimi boyasız ahşap malzemeden yapılmış ruşet kovan olarak adlandırılan kovanlarda normal bal üretimi yapılan çerçevelerde gerçekleştirilmelidir. Ana arı üretiminde özellikle mevsim başlangıcında yoğun miktarda besleme materyali gerektirdiğinden mutlaka organik üretilmiş şeker kullanmak gerekir. Dünyada organik şeker üretimi yapan firmalar bulunmaktadır. Ülkemiz şartlarında ticari ana arı üretim sezonu başlangıcında organik şeker bulamama durumunda mevcut işletme 1. yıl organik besleme yapılacak balın üretimini yapmalı ve ana arı üretimini 2. yıl gerçekleştirmelidir. Aynı yıl içinde üretilen organik ballarla geç ana üretimi de planlanabilir. Ana arıların, doğal çiftleşme esnasında organik alan dışında bulunan erkek arılarla çiftleşmesi engel teşkil etmemektedir. Ayrıca konvansiyonel üretim kovanlarından %10 oranında erkek arı takviyesine yönetmelik izin vermektedir.
Oğul Arı Üretimi
Organik arı üretimi yapılan koloniler erken ilkbaharda organik ballarla besleme yaparak hızlı gelişmesi sağlanır. Güçlü bir oğul arı üretmek için kuluçkalık kısmını dolduran kolonilerden 3 çerçevesi kapalı yavrulu ve 2 çerçevesi polenli-ballı arılı çerçeveler alınarak yeni bir kovana aktarılır. Organik üretilmiş ana arılar verilerek veya kendi ana arısını üretecek şekilde yavrulu çerçevelerden birini genç larvalı olacak şekilde yeni bir koloni oluşturulur. Yeni oluşturulan koloni bölüm yapılan koloninin yerine yerleştirilmesi ile kuvvetli yeni bir koloni elde edilmiş olur. Bunun dışında bir çerçeve açık ve bir çerçevede kapalı yavru ve bir adette ballı çerçeveden oluşturulacak ve içine 2 çerçeve arı silkelenen bir kolonide oluşturularak ana arısının yumurtlamaya başlaması beklenir. Daha sonra 2-3 hafta bu koloniye haftada 1-3 çerçeve gözden çıkmak üzere olan kapalı yavrulu çerçeveler takviyesi yapılarak normal koloni haline getirilir.